You are here

‘Mültecilik bedeli ödenmiş bir haktır’

‘Mültecilik bedeli ödenmiş bir haktır’
http://www.yeniozgurpolitika.org/?bolum=haber&hid=59757

Mülteci ve göçmenlerin haklarına dikkat çekmek amacıyla Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu’nun da desteklediği festivalde mülteciliği sembolize eden figürler ve çarpıcı ifadeler kullanıldı.

Karawane, mülteci ve göçmenlerin haklarına dikkat çekmek amacıyla Almanya’nın Jena kentinde 3 günlük bir festival düzenledi. Holzmark Meydanı’nda Cuma günü başlayıp Pazar günü sona eren festivale, Hiç Kimse İllegal Değildir İnisiyatifi, Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) ve Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) destek sundu.

Festival, bir basın açıklamasıyla başladı. Açıklamada; „Göçmenler bugün buradalar; çünkü ülkeleri emperyalist haydutlar tarafından talan ediliyor.
Göçmenler bugün buradalar; çünkü emperyalistler tarafından çıkarılan savaşların sonucu olarak açlık sefalet içinde yaşamak istemiyorlar.
Mültecilik bir lütuf değil, bedeli ödenmiş bir haktır ve bu hakkın elden alınmasına izin vermeyeceğiz“ denildi.

Sınırlarda ölenlere adandı

Basın açıklamasının ardından yürüyüşe geçen katılımcılar, yürüyüşü bugüne kadar sınırlarda yaşamını yitirenlere adadı. Yapılan sessiz yürüyüşte tüm ölenleri temsilen siyah tabut taşındı. Ardından, denizlerde ölenleri temsilen kayıktan yüzü maskeli insanların çıkması sembolize edilerek, bu şekilde mezarı olmayan göçmenler canlandırıldı. Sessiz slogansız bir şekilde alana gelen katılımcılar, Avrupa ülkelerinin sınırlarını temsil eden kapıları kapalı bir kale kapısıyla karşılaştırıldı. Kapalı kale kapısını yıkıp içeri giren festival katılımcıları, böylece festivalin açılışını ilan etmiş oldu.

Festivale katılanlar, Kürtçe, Türkçe, Fransızca, İtalyanca gibi toplam 12 dille selamlandı. Açılış konuşmasında festivalin önemine vurgu yapılarak; birliğe, mücadeleye ve dayanışmaya çağrı yapıldı. Festival kapsamında bir Afrika ülkesi olan Mali’den gelen bir delegenin yaptığı konuşmada ilgi çekici ifadeler yer almaktaydı. Malili konuşmacı Avrupa’dan sınırdışı edilenlerle ilgili yaptığı değerlendirmede, „mülteciler ülkelerine döndüklerinde birçok zorlukla karşılaşmakta ve kimi zaman bunun sonucu ölüm olmaktadır. Ülkemizde insanlar Avrupa’dan döndükten sonra cezaevlerine atılmakta, işkencelerden geçmekte, kimi zaman da akibeti dahi belli olmamaktadır“ dedi. Afrika davul dinletisi, müzik, dans içeren kültür programıyla devam eden festival, son olarak Afrikalı, Kürt, Alman, İtalyan ve daha birçok ulustan insanların halay çekmesiyle, festivalin ilk günü sona erdi.

‘Ben bir kadınım...’

Festivalin ikinci günü ise Perulu sanatçıların müzik dinletisi ile başladı.
Müzik dinletisinin ardından 8 Mart Afganistan İran Kadınları adına bir kadın konuşmacı, bu ülkelerde toplumun yaşadığı zorluklar ve mültecilerin karşılaştığı durumla ilgili olarak şunları dile getirdi: „Ben bir kadınım, İran rejimine karşı mücadele yürüten. Ben bir kadınım, Irak’ta, Afganistan’da işgale karşı direnen... Ben bir kadınım, Almanya’da hak gasplarına karşı mücadele eden. Ben bir kadınım, komünizm için mücadele veren...“

Konuşmacı son olarak, „Sömürü uluslararası olduğuna göre, mücadele de uluslararası olmalıdır. Öyleyse hep birlikte mücadele edelim“ dedi.
Konuşmaların ardından Afrika maske dansı gösterisi büyük bir ilgiyle izlendi... Yaklaşık 600 kişinin toplandığı alanda yürüyüşe geçen grup, farklı halklardan insanların bir arada olması itibariyle adeta halkların kardeşliğinin pratik bir yansıması niteliğindeydi. Yaklaşık bir saat süren yürüyüş, Pulverturm Meydanı’nda yapılan miting ve müzik dinletisiyle devam etti.

YEK-KOM aktif yer aldı

Festivalde YEK-KOM adına bir konuşma yapan İbrahim Işık, „Türk devleti tarafından Kürtlere yapılan yapılan saldırılara paralel olarak, Avrupa Devletleri de Kürtler söz konusu olduğunda baskı politikası uyguluyor ya da özel yasalar çıkarıyor. Kürt halkının öncü partisi yok sayılıyor, yasaklanıyor.

Ama Kürtler her alanda olduğu gibi burada da direnmeye devam edecektir“ dedi.
Işık, konuşmasını „Yaşasın enternasyonal dayanışma“ sloganıyla tamamladı. Işık’ın konuşmasının ardından Koma Biratî ve Dortmund’dan gelen Kürt Hip-Hop grubu Hewals’ın sunduğu Kürt ezgileri, büyük beğeni topladı. „Buradayız, çünkü ülkemizi talan ettiniz“ adı altında düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan AGİF temsilcisi, Kürtlerin ülkelerini neden terk etmek zorunda kaldıklarına ilişkin bir konuşma yaptı.
Temsilci, Türk Devleti’nin yaptığı katliamlara ortak olduğunu dile getirdi.

Temsilci, „Bugün Kürt dağları Alman silahlarıyla bombalanmaktadır. Alman devletinden en çok silah alan ülke, Türkiye’dir. Bu da gösteriyor ki, Alman devleti suç ortağıdır“.

Türkiye’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan AGİF Temsilcisi, konuşmasının devamında, „Türkiye’de insanlar faşist bir sistemde yaşamaktadır ve buna karşı mücadele yürütmektedir. Bunun bedeli bazen ölüm kadar ağır olmaktadır“ dedi. Panellerin ardından müzik dinletilerinin devam ettiği festival geç saatlere kadar devam etti. Geçtiğimiz haftanın ‘Uluslararası Kayıpları Haftası’ olması nedeniyle, Kayıplara Karşı Uluslararası Komite (ICAD) da festivalde yer aldı. Festival dün yapılan
çeşitli etkinliklerle sona erdi. 


DENİZ KAYA/M.ZAHİT EKİNCİ/JENA
´´

Kervan Festivali 2010 başladı
Foto: Kervan Festivali 2010 başladı

ALMANYA (05.06.2010)- Almanya'da mülteci hakları için çalışmalar yürüten Kervan tarafından gerçekleştirilen Kervan Festivali 2010 başladı. Festivalde, İsrail'in
gerçekleştirdiği katliama öfke vardı.

Almanya'da bulunan mültecilerin hakları için çalışmalar yürüten Kervan'ın düzenlediği festival, "Hiç Kimse İllegal Değildir İnisiyatifi" ve AGİF üyeleri tarafından desteklendi.

Festival etkinlikleri, İsrail'in Gazze'ye insani yardım taşıyan gemilere yönelik katliam saldırısının hüznü ile başladı. Festival yürüyüşü öncesinde yapılan basın açıklamasında, mülteci ve göçmenlerin çoğunun ülkeleri emperyalistler tarafından talan edildiği için Almanya'da bulunduğu ifade edildi, "Mültecilik bir lutüf değil bedeli ödenmiş bir haktır ve bu hakkın elden alınmasına izin vermeyeceğiz" denildi.

Konuşmanın ardından yapılan yürüyüş, sınırlarda yaşamını yitirenlere adandı. Sessiz yürüyüşte, umut yolculuklarında can verenleri temsilen siyah tabut ve kayıklar taşındı. Sergilenen performansta, alana gelen kitle Avrupa ülkelerinin sınırlarını sembol eden kale kapıları ile karşılaştı. Kapıyı yıkıp içeri giren mülteciler, festivalin açılışını ilan etmiş oldu.

Festival katılımcıları 12 dilde selamlandı. Açılış konuşmasında festivalin önemine vurgu yapıldı, birlik, mücadele ve dayanışma içinde olmaya çağrı yapıldı.

Festivale Mali'den gelen delege yaptığı konuşmada, Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen sınırdışı olaylarına vurgu yapıldı. "Mülteciler ülkelerine döndüklerinde bir çok zorlukla karşılaşmakta ve kimi zaman bunun sonucu ölüm olmaktadır. İnsanlar döndükten sonra cezaevlerine atılmakta, işkencelerden geçmekte kimi zamanda akıbeti dahi belli olmamaktadır" denildi.

Festival etkinlikleri Afrika davul dinletisi, müzik, dans içeren kültür programıyla devam etti. Afrikalı, Kürt, Alman, İtalyan ve daha birçok ulustan insanların halay çekmesiyle coşkulu şekilde son buldu. Festivalin ilk gününde dört ayrı alanda atölye çalışmaları yapıldı.(ETHA)

Languages: